|
Saldırgan çocuk, ruhsal sorunlarından dolayı
çevresiyle uygun ilişkiler kuramaz. Kavgacıdır. Büyüklere
karşı gelmeye eğilimlidir. Öfkesini kontrol edemez. Durmadan
sorun yaratır. Çocuğun saldırganlığı süreklilik gösterir.
Saldırganlık doğuştan getirilen bir dürtüdür. Kontrol
edebilir ya da olumlu yollara kanalize edilebilir. Çocuk başlangıçta
saldırganlığını açık olarak dışa vurur. Bebek , istekleri
engellendiğinde öfke nöbetleri gösterir. Yaş ilerledikçe
isteklerini ertelemeyi ve beklemeyi öğrenir.
Her türlü saldırganlığın engellendiği ortamlar çocukta
gerginlik yaratır. Uygun yollardan saldırganlığını boşaltmasına
izin verilmeyen çocukta bu saldırganlık dışa yönelir. Dayağın
olduğu bir evde yetişen çocuk da kardeşini veya arkadaşlarını
dövecektir. saldırgan çocuk temelde güvensiz, doyumsuz ve
sevilmediğine inanan çocuktur. Kendine özsaygısı azdır. Dürtülerini
kontrol etmeyi öğrenememiştir. Böyle çocukların anne babaları
ya çok sert ve hoşgörüsüz, ya da tutarsız davranışlar içinde,
ya da gevşek bir disiplin anlayışına sahip olabilmektedirler.
Bu çocuklar, öfkelerini kontrol etmekte zorluk çekerler. Saldırgan
çocuk, ailedeki dengesizliğe ve ayartıcı çevre koşullarına
bağlı olarak suça yatkınlık kazanabilir.
Anne , babanın olumsuz tutumu saldırganlıkta önemli rol
oynamakla beraber, tek neden değildir. Çocuğun organik olarak
etkilendiği durumlarda da saldırganlık tepkisi ortaya çıkabilir. |