SÜT  ÇOCUKLUĞU  DÖNEMİ
( 0. - 12. AY)

 

 

Bu dönemde bebekle anne arasında çok yoğun bir duygusal ilişki vardır. Bebek dış dünyaya karşı ilgi duyar ve ağlama tek anlatım aracıdır. Zamanla gereksinimlerini düzgün aralıklarla karşılandıkça beklemeyi öğrenecektir. Acıkınca doyurulduğunu, sıkıntısı olunca annesinin yanına geldiğini deneyimleriyle bilmektedir.

Gereksinimlerinin düzenli karşılanmasının bebekte bir güven duygusu oluşturur. Bu güven duygusu bebeğe gösterilen sevgi, ilgi ve koruma desteği ile gelişmektedir. Buna temel güven duygusu denir. Bebeğin ihtiyaçlarının düzenli karşılanmaması, sevgi, ilgi, yakınlık ve vücut temasının az olması güvensizlik duygusunun gelişmesine yol açar.

Bu dönemde emme en baskın olaydır. Onlar için doyum tokluktur. Dürtü ise almaktır. Bu dönemde alıcılık en belirgin olarak ortaya çıkar. Çocuk ağladığında anne koşar,emzirerek veya biberonla onu doyurur. Bebek sevgi, yakınlık ve şefkat  bekler. Bu alışverişten aldığı doyumla temel güven duygusu oluşmaktadır.  Bu dönem iyi geçmişse, bebeğin temel güven duygusu güçlü olacaktır.

Doğumdan sonraki ilk haftalarda bebek anneyi kendi bedeninin  bir uzantısı olarak algılar. İkinci aya doğru anneyi tanımaya ve başkalarından ayırt etmeye başlar. Anneye bakar, gülümser, ona doğru gitmek için el kol hareketleri yapar. İlk aylarda  rahatlıkla herkesin kucağına giderler.  Altıncı aydan sonra yabancılara tepki göstermeye başlarlar.  İlk aylarda anne ayrılığı tüm bebekler için olumsuz sonuçlar doğurur. Sevgi çocuklar için yaşamsaldır ve sürekli olması çok önemlidir. Sevgi veren kişilerin sürekli değişmesi de bebek için güven verici olmaz.  Unutmamak gerekir ki annenin bebeğine yeterli sevgiyi verebilmesi için kendisinin sağlıklı, mutlu ve huzurlu olması gerekir. Annenin bebeği ile sık sık konuşması, altını değiştirip banyo yaptırırken ilgisini çekici sesler çıkarması, gülücükler atması yararlı olur.

Bu dönemde annelerin sık sık karşılaştıkları ve sordukları sorular şunlardır.

1.Biberon kullanmanın bebeğin ruhsal gelişimi üzerine olumsuz etkisi varmıdır?

2. Bebek ağlayınca anne hemen koşmalı mıdır?

3. Bebeğe ninni söylemek, sallamak sağlıklı mıdır?

4. Bebek için emzik gereklimidir?

5. Sık sık bakıcı değiştirmek sakıncalı mıdır?

6. Kısa yada uzun süreli anne ayrılıklarının sakıncaları nedir?


Biberon kullanmanın bebeğin ruhsal gelişimi üzerine olumsuz etkisi varmıdır ?

Bebeğin beslenmesinde biberon kulanımı zorunlu ise ve bu  sıcak bir ilişki içinde gerçekleşiyorsa beslenmenin biçimi önemli değildir. Anne bebeğiyle konuşarak, gülücükler yollayarak biberonu veriyorsa bu bebek için yeterli bir doyumdur.  Bu konuda üzerinde durulması gereken şey annenin biberonu kullandığı için kaygılanmaması gerektiğidir.  Emzirme sıklığı konusunda da esnek davranılması gerekir.  Bebeğin saati gelmediği diye uzun uzun ağlatmak, her ağlayışta  bebeğin ağızına meme tutuşturmak da doğru değildir. Zaman içinde anne kendi bebeğine en uygun düşecek beslenme düzenini bulacaktır.


Bebek ağlayınca anne hemen koşmalımıdır?

Bebeğin uzun uzun ağlatılması da, sürekli başucunda ağlayacak diye beklenilmesi de doğru olmayan davranışlardır. Bu konuda da çok katı olmamak ve bebeği hırçınlaşıncaya kadar da ağlatmamak gerekmektedir. Bilinmesi gereken şey bebeğin annesiyle ilişkiye, alışverişe gereksinmelerinin olduğudur


 

Bebeğe ninni söylemek, sallamak sağlıklı mıdır?

Nini söylemek, bir süre sallamak çocuk için yararlıdır. Ama her anne aşırıya kaçmadan, kendi yaşantısını sınırlamadan bu yöntemleri kullanmalı. Anne bu yöntemlerin kendisine eziyet haline gelmesine izin vermemmelidir.

 
Bebek için emzik gereklimidir? 

Bu konu tartışmalıdır. Emme olayı, bebek için bir doyum, rahatlama, gevşeme ve uykuya geçiş aracıdır. Bebek tok olduğunda da emziğini emerek bir doyum sağlar, hatta emzik yoksa parmağını, elini veya battaniyesini emer. Fakat temizliğe dikkat edilememsi ve özellikle yeni doğduğunda  anne sütü gelmesi için bebeğin iştahlı ve şiddetli emmesi gerektiğinden bu emme olayını baskılamamak için ilk günlerde emzik verilmemelidir. Eğer emziğe alışmış ise diş sorunlarına neden olmaması için bir yaşında sonra kesinlikle bıraktırılmalıdır. Bıraktırmak için ilgisini başka şeylere çekip yavaş yavaş ortadan kaldırma yolu seçilmelidir.


 
Sık sık bakıcı değiştirmek sakıncalımıdır?

Bebeğin bakımında aydımcı olan kişilerin sık sık değişmesi onu tedirgin eder ve güven duygusunu sarsar. Bu nedenle mümkün olduğunca bakıcı değiştirilmemelidir.

 
 Kısa  yada uzun süreli anne ayrılıklarının sakıncaları nedir?

Bebeklik çağında anne ayrılığı bir haftayı geçmemelidir. İlk üç yaşa kadar ayrılığa birkaç hafta, dört-beş yaş çocukları ise yaklaşık bir ay ayrılığa katlanabilirler.
Ayrılıklar sonrası çocukların huysuzlaşması, hırçınlaşması normaldir. Ayrılık sonrası iki sonuç oratuya çıkabilir. Ya kısa sürede çocuk anneye sokulur, yada aşırı bağımlı hale gelir. İkinci durumda bir daha anneden ayrılmak istemez. Onu hep göz hapsinde bulundurur ve geceleri onunla yatmak ister.
Altıncı aylardan sonra annenin birden ayrılışı çok ağır sorunlar ortaya çıkarır. Ağlama ve tedirginlik  başlar önce ve zaman ilerledikçe yemekten, içmekten kesilir, ishal kusmaya kadar varan belirtiler ortaya çıkar.Ayrılık iki ayı geçerse  bebek çevreyle olan ilgisini keser, bakışları donuklaşır . Buna bebeklik depresyonu denir.  Anne 3 ayda geri dönerse bebek çabuk toparlanır, üç- dört ayı geçen ayrılıklarda bebeğin toparlanması güç olur.