İLKOKUL DÖNEMİ
( 6 - 11. YAŞLAR )

 

 

Bu dönemde artık duygularda durgunuk, dürtülerde ise sakinlik gözlenir. Artık çocuk aile içinden çıkıp toplumsal çevreye açılmaktadır. Cinsel kimlik belirginlik kazanmıştır. İyi kötüden doğruyu yanlıştan ayırt etme yeteneği olan üst benlik gelişmiştir. Bağımlılık azalmış, anne ve baba artık dünyanın ekseni değildir. Bu dönem ergenlik dönemiyle sonlanmaktadır.

Bu dönemde artık somut düşünceden soyut düşünceye geçilmektedir. Kız ve erkek çocuklar kendi aralarında oynarlar,  artık grup oyunları tercih edilir. Bu yaşta beceri kazanma ve bunu gösterme önem kazanmıştır. Fıkralar ve bilmecelerle ilgilenirşler, pul  ve para kollekdsiyonu yaparlar, birbirlerinin kusurlarıyla alay ederler. Cinsel konulara merak ve ilgi azalmıştır.

Bu dönemde okula başlama çocuğun hayatında önemli bir olaydır. Anneye aşırı bağlı çocuklarda okul korkusu ortaya çıkabilir. Çocuğa bu dönemde zaman tanımalı ve destek olunmalıdır. Azarlamak, kızmak sert davraanmak sonuç vermez. Anne babanın kararlı tavırları çocuğu yatıştıracaktır. Okul döneminde anne babadan başka artık öğretmen de örnek alınır.  İlkokul döneminde  öğretmenin her söylediği doğru olduğu kabul edilir. öğretmenler  bilgi aktarımını yanısıra, çocuğun öğrenme, araşırma, inceleme yeteneğini teşvik etmelidirler. Öğrenilerin başarılarını teşvik edip, onları yüreklendirmelidirler. sınıf içinde çocukları aşağılayıcı tutumlardan  kaçınmalıdırlar. Nota ve ezbere dayanan öğrenme değil, araştırıcılığa yönelik öğrenme teşvik edilmelidir. Okullarda katı disiplin kuralları ve dayak olmamalıdır. Çocuklara "iyi not alamazsam, annem babam beni sevmez" korkusu verilmemelidir. Bu yaşta çocukların arkadaşlıklar kurması teşvik edilmelidir.  Dersleriyle birlikte oyuna, arkadaşlarına, televizyoa, spora, müziğe, sanata ve de eğlenceye zaman ayırabilmesine dikkat edilmelidir.

Bazı anne babalar çocuğun arkadaşlıklarını engellerler. Kötü sözle ve tehlikeli cinsel bilgiler öğrenebilir diye  arkadaşlıklara karşı çıkarlar. Hem anne baba, hem de arkadaş olabileceklerini savunurlar. Bu çocukların büyüdüklerinde , ürkek, kendine güvensiz, ailesine aşırı bağımlı, kendi ayakları üzerinde duramayan yetişkinler olabilecekleri unutulmamalıdırlar. Aşırı kollanan ve kısıtlanan çocuklar arkadaşlık kurmakta zorlanırlar.  Halbuki arkadaşsızlık kötü arkadaşı olmaktan bile sakıncalı ve çock için dayanılmazdır.

Arkadaş ilişkileri çocuğa toplumsal yaşamda uyumlu ilişkiler kurmayı, işbirliğini, paylaşmayı ve yardımlaşmayı öğretir.